|
TROMBOSİT (PLATELET) DÜŞÜKLÜĞÜ VE TİROİD (GUATR)
TROMBOSİT DÜŞÜKLÜĞÜ VE TİROİD
PROF DR METIN OZATA
Tiroid hastalıklarının bazısında kanda pıhtışalmayı
sağlayan trombosit (platelet) hücre sayısında azalmalar olabilmektedir.
Bir kan hastalığı (hematoloji) olan idiyopatik trombositopeni denilen
hastalığı olan hastaların % 20'inde ise tiroid hormon bozukluğu veya
anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorlarda yükseklik olabilmektedir.
Tiroid hastalıklarında bu tür trombosit değişikliklerinin nedeni bilinmemektedir.
HASHİMOTO HASTALARININ BAZISINDA TROMBOSİT SAYISINDA AZALMA OLABİLİR
Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabı veya tıptaki adıyla ‘’Hashimoto tiroiditi’’ bağışıklık sisteminin bir bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. 1912 yılında Japon bilim adamı Akira Hashimoto
tarafından tanımlandığı için bu ad verilmiştir. Hashimoto tipi tiroid
bezi iltihabı en fazla tiroid bezi yetmezliği yapan hastalıktır. Diğer
bir deyimle tiroid bezi yetmezliğinin en önemli nedeni Hashimoto tipi
tiroid bezi iltihabıdır.
Bu hastalık otoimmün hastalıklar dediğimiz
hastalıklardan birisidir. Otoimmün hastalıklarda vücut kendi dokusunu
yabancı doku olarak algılayıp onu yok etmek ister ve vücut içinde bir
savaş oluşur. Hashimoto tiroiditinde de vücut tiroid bezini yok etmek
ister. Vücudumuz tiroid bezini yok etmek için çok miktarda anti-TPO
antikoru ve anti-tiroglobulin antikoru üretir. Bu antikorlar tiroid
bezine bağlanarak tiroid hücrelerini harap ederler. Bu arada tiroid
bezine birçok iltihap hücresi birikir. İltihap sonucu tiroid hücreleri
tahrip olarak azalınca da bez küçülür ve hormon yapacak hücre kalmaz ve
sonunda tiroid hormon yetmezliği ortaya çıkar. Bu hastalarda yıllar
içinde tiroid bezi gittikçe küçülür. Başlangıçta ufak bir guatr ve
kanda anti-TPO antikor yüksekliği varken TSH, T3 ve T4 hormonları
normaldir. Daha sonra zaman içinde hastalık ilerledikçe önce başlangıç
halinde tiroid yetmezliği (sadece TSH yüksek, fakat T3 ve T4 normal)
sonra tam tiroid yetmezliği (TSH yüksek, T3 ve T4 hormonları düşük)
gelişir.
Hashimoto hastalığı başlangıcında tiroid bezinde
büyüme yani guatr vardır; daha sonra tiroid bezi yavaş yavaş devam eden
harabiyet nedeniyle yıllar içinde küçülerek sanki yok olur.
Kimler Risk altındadır?
Hashimoto hastalığının nasıl başladığı tam olarak bilinmiyorsa da genetik eğilim
önemlidir. Ailesel özellik gösterir. Aynı ailenin üyelerinde sık
görülür. Hashimoto tiroiditi olan hastalarda kuvvetli bir genetik geçiş
vardır ve bu hastaların birinci dereceden akrabalarında tiroid
antikorları (anti-TPO ve anti-tiroglobulin) yüksek olarak bulunur ve
hastalık ailenin diğer üyelerinde de sıklıkla ortaya çıkar. Bu nedenle
Hashimoto tiroiditi varsa ailenin diğer üyelerinde de tiroid tetkikleri
yapılmalıdır.
Hashimoto tiroidit sıklığı iyot alımı arttıkça
artmaktadır. ABD ve Japonya gibi iyot alımının yüksek olduğu ülkelerde
sıklığı yüksektir.
Sıklık:
Toplumun % 2’sinde bulunur. Hashimoto hastalarının %
95’i kadındır. Tüm yaşlarda ortaya çıkarsa da 30-50 yaş arasında
sıktır. Kadınlarda erkeklere göre 15-20 kat daha fazla görülür.
Ergenlik çağındaki kızlarda sıklığı % 0.8-1.6’dır.
Anti-TPO antikorunun kanda yüksekliği yaşla birlikte
artar ve 70 yaş ve daha büyük kadınların % 33’ünde bu antikor yüksek
olarak bulunur.
Anti- TPO ve anti-tiroglobulin antikorlarının ve
sadece TSH’nin yüksek olduğu kadınlarda tiroid bezi yetmezliği yani
tiroid hormon azlığı her yıl % 5 oranında gelişir.
Şikayetler:
Çoğu hastanın hiçbir şikayeti yoktur. Bazı
hastalarda küçük bir guatr ve anti-TPO antikor yüksekliği vardır. Bazen
tiroid bezi yetmezliği (tiroid hormon yetmezliği-hipotiroidi) ile
doktora başvururlar.
Yaş ilerledikçe Hashimoto’lu hastalarda hipotiroidi (tiroid bezi yetmezliği) sıklığı artar.
Hashimoto’lu hastalarda lastik sertliğinde bir guatr
vardır. Çok nadiren tiroid bezi sert olabilir. Tiroid bezinde ağrı veya
hassasiyet yoktur. Genellikle tiroid büyümesi sessiz olur ve şikayet
bulunmaz. Bu hastalar doktora genellikle guatr nedeniyle veya tiroid
hormon azlığının neden olduğu halsizlik, bitkinlik, el ve yüzde şişme,
ses kalınlaşması gibi şikayetler nedeniyle başvururlar
GRAVES HASTALIĞINDA (ZEHİRLİ GUATR) TROMBOSİT AZALMASI OLABİLİR
Graves hastalığı bazen gözlerde büyüme yapan tiroid
bezinin aşırı çalışması hastalığıdır. Tiroid bezi aşırı çalışması
hastalığı olan kişilerin % 60-90’nını yani çoğunluğunu Graves hastalığı
oluşturur. Dr. Robert Graves tarafından ilk defa keşfedildiği veya
tanımlandığı için bu hastalığa Graves hastalığı adı verilmiştir.
Graves Hastalığı Kimlerde daha sık görülür?
Graves hastalığı hipertiroidinin en sık nedenidir. Her yaşta görülebilirse de, 20-40 yaş arasında en fazla görülür.
Kadınlarda erkeklerden 5-7 kat daha fazla görülürken toplumda görülme sıklığı % 1 kadardır.
Graves Hastalığında ailesel özellik vardır:
Graves hastası bir kişinin ailesinin diğer
fertlerinde %15 oranında Graves hastalığı saptanır. Bu nedenle
ailesinde Graves hastalığı olan kişiler tiroid tetkikleri
yaptırmalıdırlar.
Graves Hastalığı Neden Oluşur?
Graves hastalığı bağışıklık sistemindeki bir
bozukluk sonucu oluşur. Nedeni bilinmeyen bir şekilde TSH hormonunun
tiroid bezine bağlandığı reseptör adı verilen proteinlere karşı antikor
denilen proteinler oluşur. Bu antikorların neden oluştuğu henüz
bilinmemektedir. Kanda artan TSH reseptör antikorları aynı TSH hormonu
gibi tiroid bezine yapışarak daha fazla çalışmasına ve aşırı miktarda
tiroid hormonu yapmasına neden olur. Sonuçta artan tiroid hormonları
metabolizmamızı hızlandırarak (çarpıntı, terleme gibi) Graves hastalığı
ortaya çıkar.
Kimler Graves hastalığı için risk altındadır?
Graves hastalığına genetik eğilim katkıda
bulunmaktadır. Bazı ailelerde bu nedenle Graves hastalığı daha fazla
görülür. Ailesinde Graves hastası olan kişiler risk altındadır ve
genetik veya kalıtımın hastalığın gelişmesinde en önemli etken olduğu
saptanmıştır.
Stres, üzüntü, sigara içmek, fazla iyotlu tuz yemek ve bazı ilaçlar bu hastalığın oluşumuna neden olabilir.
Stresin Graves hastalığı sıklığını artırdığı İkinci
Dünya Savaşı sırasında ve Yugoslavya’daki iç savaş sırasında
saptanmıştır. İsveç’te yapılan bir araştırmada Graves’li hastaların bir
kısmında hastalık ortaya çıkmadan önceki yıl içinde üzücü olaylar
yaşadıkları saptanmıştır. Bu hastalardaki sıkıntılı psikolojik durum
(anksiyete) tedavi edildiğinde hastalığın nüks oranında azalma
olmuştur.
Graves hastalığı daha çok yılın ılık mevsimlerinde ortaya çıkar. Bu mevsimsel özelliğin nedeni tam bilinmemektedir.
Sigara içenlerde göz belirtileri daha şiddetli olduğu gibi, sigara içmeye devam edenlerde göz hastalığı şiddeti artmaktadır.
Allerjik yapısı olanlarda veya allerjik riniti olanlarda Graves hastalığı daha çok görülmektedir.
İyot fazla alımı da hafif seyreden hastalığı şiddetlendirmektedir.
Yeni bir düşünce ise gebelik sırasında bebeğin
hücrelerinin annenin kanına karışarak annenin tiroid bezine yerleşmesi
ve bunların hastalık yapmasıdır. Bu nedenle de kadınlarda bu hastalığın
daha fazla görüldüğü iddia edilmektedir.
Yapılan çalışmalar Graves hastalığının % 79 oranında
genetik olarak eğilimli olmak sebebiyle ortaya çıktığını, % 21 hastada
ise çevresel faktörler denilen üzüntü, stres, iyot alımı gibi
nedenlerle ortaya çıktığını göstermiştir.
ÖZETLE Tiroid azlığı veya zehirli gautr durumunda
trombosit hücre sayısında azalmalar olabilmektedir. Bu azalma hastalar
tedavi edildiğinde bir kısmında düzelmektedir.
|