TIP 1 DİABET NEDİR?
TİP 1 DİABET
PROF DR METİN ÖZATA
Tip 1 diyabete insüline bağımlı diyabet ismi de
verilir. Genellikle zayıf, kilo kaybı olan, aşırı susama ve çok idrara
gitme şikayeti olan kişilerde saptanır. İdrarlarında keton denen bir
madde teşhis sırasında bulunabilir. Ketoasidoz komasından ve ölümden
korunmak için insülin tedavisi olmak zorundadırlar. Hastalığın erken
döneminde pankreastaki beta hücrelerinin yıkımını gösteren adacık
hücre antikoru (ICA), insüline karşı antikorlar (IAA) ve glutamik asid
dekarboksilaza karşı antikorlar (GAD) kanda yüksek olarak bulunur.
a) Tip 1 Diyabet Kimlerde Görülür
Tip 1 diyabet her 300 çocuktan 1’inde görülür. Tek yumurta ikizlerinden
birisinde varsa diğerinde gelişme riski %50’dir. Tip 1 diyabetli
çocuğun babasında %6, annesinde %2, kardeşlerinde %5 ve birinci derece
akrabalarında %20 oranında diyabet gelişme riski vardır. Riskteki
kişileri önceden anlamak için kanda antikor hormonu veya doku tiplemesi
(HLA) yapılabilir. Ancak bunlar pahalı testlerdir.
Tip 1 diyabetli bir annenin diyabetli bir çocuğa sahip olma olasılığı
1/20 dir. Tip 1 diyabet pankreas bezindeki beta hücrelerinin bağışıklık
sistemi tarafından yıkılması ile oluşur. Vücut genetik bir eğilim
sonucu pankreastaki beta hücrelerini yabancı bir doku olarak algılar ve
onu yok etmeye çalışır. İşte bu amaçla insülin antikoru, adacık
antikoru ve GAD antikoru denen antikorlar vücut tarafından yapılır. Bu
antikorlar pankreas bezinin beta hücrelerine yapışarak orada bir
iltihap meydana getirir ve beta hücreleri tahrip olur. İnsülin hormonu
salgılayan beta hücreleri yok olunca insülin vücutta azalır ve yok
olur. Bu yüzden tip 1 diyabetli hastaların kanlarında insülin hormonu
yoktur. Sonuçta insülin eksikliği nedeniyle kandaki şeker hücrelere
giremediğinden kanda birikir ve şeker hastalığı ortaya çıkar. Tip 1
şeker hastalığının ortaya çıkmasında oksijen yakım yan ürünü olan
oksijen radikalleri ile gıdalarla alınan serbest radikaller de etkili
olabilir.
Sosis, salam, sucuk , soda ve suda bulunan nitrat vücutta serbest
radikalleri arttırarak beta hücrelerinin tahrip olmasına neden olarak
tip 1 şeker hastalığının ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.
İnek sütünün erken dönemde içilmesi de bebeklerde beta hücre harabiyeti yaratabilmektedir.
Bazı virüsler beta hücre harabiyeti yaparak şeker hastalığına neden olabilmektedir.
D vitamini eksikliği de tip 1 şeker hastalığı gelişimine katkıda bulunabilmektedir.
Tip 1 diyabet şişman çocuklarda görülebilir. Şişman çocuklardaki
insülin direnci pankreasdaki beta hücrelerini strese sokar ve tip 1
şeker hastalığı görülebilir.
Tip 1 diyabet daha çok çocukluk çağında görülürse de otoimmün tip denilen bir tipi her yaşta görülebilir.
b) Tip 1 Diyabetli Hastalarda Sık Görülen Diğer Hastalıklar
Tip 1 diyabetli çocuk veya hastalarda sık görülen diğer hastalıklar
aşağıda verilmiştir ve bu hastalıklar yönünden tarama yapılmalıdır.
Sık görülen hastalıklar:
Çölyak hastalığı: Bağırsak hastalığıdır
Graves hastalığı: Tiroit bezinin çok çalışması
Hipotiroidi: Tiroit bezinin az çalışması
Addison Hastalığı: Böbreküstü bezinin az çalışması-Kortizol hormon azlığı
Pernisiyöz anemi: B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık
c) Çocuklarda Tip 1 Şeker Hastalığını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
1.Bebeğin anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir. İnek sütünü bebeğe ilk 6 ay vermemelidir.
2.Sağlıklı beslenmenin sağlanması
Allerji yapan buğday, patates, portakal suyu ve yumurta gibi gıdalar bebeğe biraz daha geç başlanmalı.
3.Salam, sosis, sucuk, janbon yedirilmemeli
4.Temiz su içilmeli. İçinde nitrat olan maden suyu veya su içilmemeli
5.Kilo varsa verilmeli
6.D vitamini eksikliği varsa giderilmeli
7.Kanda mağnezyum, çinko ve kalsiyum eksikliği yapmayacak bir beslenme yapılmalıdır.
d) Tip 1 Diyabetin Tedavisi
İlk teşhis konulduğunda tip 1 diyabetli çocuk veya gençler hastaneye
yatırılarak insülin tedavisine başlanır ve insülin yapılması öğretilir.
Çocuğunda şeker hastalığı olan anne ve baba ilk önce bir panik
içindedir. Bu nedenle anne ve babanın da hastalık konusunda
bilgilenmesi gerekir. İnsülin tedavisi genellikle günde iki kez orta
etkili ve kısa etkili insülinin karışımı şeklinde olur. Günlük
uygulanacak toplam insülin dozunun üçte ikisi sabah kahvaltı öncesi
geri kalanı akşam yemeği öncesi yapılır. Akşam ve sabah açlık kan
şekeri düzeyleri takip edilerek insülin dozları ayarlanır. Ayrıca uzun
etkili bir insülin ve birlikte her yemek öncesi kısa etkili bir insülin
enjeksiyonu da yapılabilir. Bazı hastalarda gerekirse insülin pompası
takılabilir. Tedavinizi doktorunuz ayarlayacaktır.
e) Balayı Dönemi Nedir?
İnsülin tedavisine başlanan tip 1 diyabetli hastalarda bir süre sonra
insülin ihtiyacı azalır ve insülin gerekmeyecek hale gelir. Bu
hastalarda pankreas bezinde çok az miktarda insülin salgılayan beta
hücresinin kalması nedeniyle bu tablo oluşmaktadır. İşte insülin
ihtiyacının ortadan kalktığı bu döneme balayı dönemi denir. Bu dönem 1
ay ile 1 yıl arasında olabilir. Daha sonra tekrar kan şekeri yükselmeye
başlar ve insülin tedavisine geçilir. Balayı döneminde de kan şeker
ölçümleri sürekli olarak takip edilmelidir.
|