|
Paratiroid
PROF DR METİN ÖZATA
Paratiroid
bezleri tiroid bezinin arkasında ve yapışık olarak bulunur ve 4
adettir. İki tanesi yukarıda iki tanesi aşağıdadır. Bir paratiroid
bezinin ağırlığı en fazla 70 mg kadardır ve boyutu 6x5x2 mm kadar, yani
oldukça küçüktür.
Paratiroid bezinden paratiroid hormonu salgılanır.
Paratiroid hormonu kandaki kalsiyum düzeyine göre salgılanır. Kanda
kalsiyum düşük ise paratiroid hormonu salgılanır ve bu hormon böbrek ve
kemiklere direkt olarak etki ederek ve bağırsaklara dolaylı yoldan etki
ederek kan kalsiyumunu yükseltir. Kanda kalsiyum yüksek ise paratiroid
hormonu az salgılanır.
Kanda kalsiyum ayarlanmasında böbreğin de önemli
rolü vardır. Paratiroid hormonu böbrekte D vitamininin aktif hale
gelmesine (1, 25 (OH)2D3) katkıda bulunur. Böbrekten süzülen kalsiyumun
geri alınmasında paratiroid hormonunun etkisi vardır.
Paratiroid hormonu kemiklere etki ederek kemiklerden
kalsiyum ve fosforun ayrılmasını sağlar. Paratiroid hormonu ayrıca D
vitamini yoluyla barsaklardan kalsiyum emilimini de artırır. Paratiroid
hormonu böbreklerden kalsiyum emilimini artırırken idrarla fosfat
atılımını artırır.
Kalsiyumun vücutta, yani kanda, bir dengede
tutulmasında iskelet, bağırsaklar, böbrek, paratiroid hormonu ve D
vitamininin önemli rolü vardır. Normal erişkin bir kişide diyetle
alınan günlük kalsiyum miktarı 1000 mg kadardır. Böbreklerden her gün
10 gram kalsiyum geçer ve bunun 100- 300 mg kadarı idrarla atılır.
Kalsiyum esas olarak iskelet kemiklerinde depo edilir ve iskeletimizde
yaklaşık 1000 gram kalsiyum bulunur.
B) PARATHORMON FAZLALIĞI (PRİMER HİPERPARATİROİDİZM)
Paratiroid hormonun (PTH) bir veya daha fazla
paratiroid bezinden aşırı salgılanmasıyla paratiroid hormon fazlalığı
oluşur ve buna tıp dilinde ‘’primer hiperparatiroidi’’ denir. Kanda
kalsiyum yüksekliğinin en önemli nedeni paratiroid hormon fazlalığıdır.
Her yaşta görülürse de, 50 yaş üzerinde daha çok
görülür. Kadınlarda menopoz döneminde biraz daha fazla görülmektedir
(3/1 oranında).
Paratiroid hormonunun fazla salgılanmasının en sık
nedeni (% 85) paratiroid bezlerinden birinde bir tümör oluşmasıdır ve
buna tıp dilinde ‘’adenom’’ denir. Bazan paratiroid bezlerinin büyümesi
(% 12-15) veya çok nadir olarak paratiroid bezi kanseri ( % 1-2)
paratiroid hormon fazlalığına neden olabilir.
Klinik Bulgular
Günümüzde teşhis gelişen laboratuar teknikleri
sayesinde yaklaşık % 50 hastada hiç bir şikayet yok iken rastlantısal
olarak konabilmektedir. Şikayeti olan hastalarda ise
Yorgunluk
Eklem ağrıları
Halsizlik
İştah kaybı
Hafif depresyon
Konsantre olamama görülebilir.
Böbrekte taş oluşmasının önemli bir nedeni
paratiroid hormon yüksekliğidir. Böbrek taşları bu hastaların %
20-25’inde görülür. İdrarla kalsiyum atılımı artar yani günde idrarla
atılan kalsiyum miktarı 300 mg’dan fazladır.
Paratiroid hormon fazlalığında kemik kistleri ve
kahverengi (Brown) tümörler seyrek olarak (%1) görülmektedir.
Kemiklerde gelişen kalsiyum azlığına bağlı olarak ön kol, kalça ve
omurgada kemik kırıklarının sıklığında artış olur. Hafif kemik erimesi
(osteopeni) en sık görülen kemik bulgusudur (%30).
Bu hastalarda ayrıca eklem ağrıları, gözde
konjunktivada kalsiyum birikmesi, keratopati ve tansiyon yükselmesi (%
30-50 hastada) görülebilir.
Kanda kalsiyumun yüksek olması nedeniyle de bu hastalarda şu şikayetler olabilir:
İştah kaybı
Bulantı
Kabızlık
Aşırı susama
Sık idrara gitme
Bu hastalarda kalsiyum yüksekliğine bağlı olarak
böbrek fonksiyonlarında bozulma, romatizmal şikayetler, kanda fosfor
düşüklüğü, kanda mağnezyumda hafif artış olabilir.
Tanı
Teşhis için kanda kalsiyum ve paratiroid hormon
düzeylerine bakılır. Primer hiperparatiroidide hem paratiroid hormonu
hem de kan kalsiyumu kanda yüksek olarak bulunur.
Paratiroid hormon yüksekliğinin tipik bulgusu serum
kalsiyumunun yüksek olmasıdır. Vitamin D eksikliğine bağlı osteomalasi
hastalığı (kemik hastalığı) varlığında kalsiyum yükselmesi olmayabilir.
Bu hastalara D vitamini verildiğinde kan kalsiyumu artar.
Bazen kan kalsiyumu yükselmeden sadece paratiroid hormon yüksekliği görülebilir.
Paratiroid bezi ultrasonografisi ile % 80’e varan
oranda büyümüş paratiroid bezi tespit edilebilir. Bilgisayarlı
tomografi ve manyetik rezonans görüntülemede de benzer oranlar
verilmektedir.
99mTc-sestamibi ile yapılan paratiroid
sintigrafisinin duyarlılığı % 50-80 olup, özellikle gögüs kemiği
arakasına yerleşimli paratiroid dokusu tespitinde çok yararlı bir
yöntemdir. Sintigrafik veri, ultrasonografi ile birlikte
değerlendirildiğinde tanı doğruluğu daha güvenilir olmaktadır.
Tedavi
Orta dereceli kalsiyum yüksekliği böbrek
fonksiyonlarının bozulmasına neden olurken, ciddi kalsiyum yüksekliği
hayatı tehdit eden bir durumdur.
Ancak birçok hastada herhangi bir şikayet yoktur ve kan kalsiyum düzeyi 11,5 mg/dl’den daha azdır.
Ameliyat yapılmayan hastalarda (bunlarda şikayet yok
ve kan kalsiyumu hafif yüksektir) kan kalsiyumu 6 ayda bir ölçülür ve
böbrek fonksiyonları değerlendirilir. Bu hastalarda ayrıca yılda bir
kemik dansitesi ölçülür.
Bu hastalara lityum ilacı ve tiazid diüretik
ilaçları almamaları önerilir. Bu ilaçlar kan kalsiyumunu artırır.
Ayrıca çok su içmeleri (günde en az 6-8 bardak su), hareketli olmaları,
kalsiyumdan yüksek diyet yapmamaları önerilir. Kalsiyum günde 1000 mg
alınmalı ve vitamin D günde 400-600 IU alınmalıdır.
İlaç tedavisi olarak normal kalsiyumlu diyet
alırken, bol sıvı alınmalı ve hareket artırılmalıdır. İlaç olarak kemik
erimesi olanlarda bifosfonat denilen ilaçlar verilebildiği gibi
kalsimimetik denen ilaçlar da verilebilir. Ancak bunların hiçbirisi
henüz paratiroid ameliyatının yerini almış değildir ve kan kalsiyumunu
normale getirmez.
Şikayeti olan hastalarda paratiroid bezi ameliyatı yapılır.
Şikayeti olmayan hastalarda aşağıdaki durumlar varsa ameliyat yapmak gerekebilir :
1. Kan kalsiyum değeri normal laboratuar üst sınırından 1mg/dl (0,25 mmol/L) fazla ise
2. Yirmidört saatlik idrar kalsiyum atılımı 400 mg/gün ‘den fazla ise
3. Kreatinin klirensinin, uygun yaş ve cins normal değerine göre, % 30 ve üzerinde azalması
4. Kemik yoğunluğunun önkol (Ulna) 1/3 distal ucu,
omurga veya kalça, kemik mineral yoğunluğu ölçümlerinde t skoru’nun
-2,5 SD’den fazla olması
5. Hastanın 50 yaşından küçük olması
6. Tıbbi olarak takip edilemeyecek hastalar
Ameliyatta boyun açılarak dört bez de görülür,
adenom (tümör) varsa çıkartılır. Hiperplazi (bezde büyüme) varsa üç bez
tamamen, dördüncü bezin de yarısı çıkartılır. Ancak bu prosedürde nüks
riski yüksektir, bu nedenle kalan yarım paratiroid dokusu kolay
müdahale edilebilir olması nedeniyle önkola, kas içine implante edilir.
C) PARATİROİD HORMON AZLIĞI (HİPOPARATİROİDİZM )
Genetik veya sonradan oluşan hastalıklar nedeniyle paratiroid hormon (PTH) azalması (hipoparatiroidi) oluşur.
Paratiroid hormon azalması nedeniyle kan kalsiyumu düşer. İdrarla fosfat atılamadığından kanda fosfat artar.
Nedeni :
Parathormon azlığının en önemli nedenleri paratiroid
bezlerinin ameliyatta hasara uğraması veya alınması, boyuna yapılan
radyoterapi (ışın tedavisi) ve mağnezyum azlığıdır.
Klinik Özellikler
Paratiroid hormon azlığı nedeniyle kan kalsiyumunun
düşmesi nedeniyle hastalarda çoğunlukla parmak uçları ve ağız
çevresinde uyuşma ve karıncalanma, ağrılı olabilen kas krampları
oluşabilir. Elde ebe eli şeklinde kasılma oluşur. Kalsiyum aşırı
düşerse bu defa nefes borusunda kasılma meydana gelir. Kalsiyum
düşüklüğünde epilepsi tipinde kasılmalar, halsizlik, anksiyete ve nefes
daralması görülebilir.
Kalsiyum düşüklüğüne bağlı olarak bu hastalarda
ayrıca kuru cilt, saçlarda kuruluk, kabalık, tırnaklarda kırılma, saç
dökülme, diş bozuklukları olabilir.
Tanı :
Teşhis için kanda kalsiyum düzeyine bakılır. Albümin
düzeyi 4 mg/dl’in altında olduğunda her 1 gr’lık albümin düşüklüğü için
ölçülen serum kalsiyum düzeyine 0,8 mg ilave edilerek düzeltilmiş
kalsiyum düzeyi hesaplanır. Aslında en doğrusu mümkünse serum iyonize
kalsiyum düzeyini ölçmektir.
Bu hastalarda parathormon düşük, kan kalsiyumu düşük, kan fosfor düzeyi ise yüksek çıkar.
Tedavi:
Kalsiyum düşüklüğü çok şiddetli ise damar yoluyla
kalsiyum tedavisi yapılır. Yaşamı tehdit eden şiddetli bulgularla
karşımıza çıkarsa acil olarak damar yoluyla kalsiyum verilerek tedavi
edilir.
Diğer hastalarda kalsiyum ilaçları ve D vitamini
verilir. Elementer kalsiyum yemeklerle birlikte 3-4 doza bölünmüş
olarak 1-3 gr/gün verilir. Hipoparatiroidizmde 1,25(OH)2D3 preparatları
(calcitriol 0.25-1 μg/gün) ile tedavi daha uygundur. Fakat bu
preparatların daha pahalı olması nedeniyle 50000-100000 Ü/gün dozunda
eşit etkinlikteki D3 veya D2 ilaçları kullanılabilir.
Bu hastalarda tedavi ömür boyu olacağı için
hastaların böbrek ve hiperkalsemi (Kan kalsiyum yüksekliği)
komplikasyonları açısından yakın takibi gerekir.
|