İNSÜLİN TEDAVİSİ
DİYABET-ŞEKER HASTALIĞINDA İNSÜLİN TEDAVİSİ
Pankreas bezinden iki türlü insülin salgısı olur: Birinci salgılanma şekli gün boyu az miktarda olan bir salgılanmadır. Buna
bazal insülin
denir. Buna ilave olarak her yemekten sonra artan kan şekerini düşürmek
için ilave bir insülin salgısı daha olur. İşte insülin tedavisiyle
şeker hastasına bu salgılanışa benzer şekilde insülin verilmeye
çalışılır.
İnsülin hormonu ilaç olarak sıvı
halde bulunur ve bir enjektörle veya insülin kalemiyle cilt altına
enjekte edilir. Hap veya tablet şekli yoktur. Ağızdan sprey şeklinde
verilmesi için bilimsel çalışmalar yapılmaktadır ve yakında piyasaya
çıkacaktır.
Kan şekeri çok oynak olan bazı tip 1 diyabetli hastalarda insülin pompası kullanılabilir.
Tip 2 diyabeti olan hastalarda diyet,
egzersiz ve ilaç (hap) kullanmalarına rağmen kan şekerinde ayarlanma
olmuyorsa yani hala şekeriniz yüksek seyrediyorsa o zaman doktorunuz
insülin tedavisine geçebilir.
İnsülin tedavisiyle ilgili yanlış anlaşılmalar :
1. İnsülin alışkanlık yapar diye halk
arasında yanlış bir inanış vardır. İnsülin alışkanlık yapmaz.
Kullandığınız diğer haplar gibi bir ilaçtır ve sağlığınız için gerekli
olduğundan başlanılmıştır. Aslında insülin kullanmak haplardan daha
sağlıklıdır.
2. Şeker hastalığı ilerleyici bir
hastalıktır. Zamanla kullandığınız haplar artık yeterli gelemez. Bunda
sizin bir hatanız yoktur. Hastalığınızın ilerlemesi sebebiyle artık
haplar yeterince etki edemez. Bu beklenilen bir durumdur.
3. İnsülin tedavisinden çoğu hasta
yaşamının etkileneceğinden korkar. Aslında insülin tedavisi yaşamınızda
değişiklik yapmaz. İğne yapmak önceleri kişileri ürkütür ve sonra
alışırlar. Çok az kişide insülin tedavisi geçici süre kullanılıp sonra
tekrar hap şeklindeki ilaçlara dönülürse de çoğu kişide insülin
tedavisine devam edilir.
4. Enjeksiyon korkusu yani iğne
yapmak korkusu da önemli bir korkudur. Zamanımızda çok ince uçlu
insülin iğneleri ve insülin kalemleri vardır. İnsülini kalemle yapmak
daha rahat ve kolaydır.
5. Kan şekerinizi daha sık ölçmek
gerekir endişesi. Evet, İnsülin kullanınca daha sık kan şekerini ölçmek
gerekir. Ancak bu şekilde kan şekeri ayarının daha iyi olacağını ve
daha sağlıklı olacağınızı unutmayınız.
Hangi Hastalar İnsülin Kullanmalıdır?
- Tip 1 diyabeti olanlar
- İlaçlara rağmen kan şekeri düşmeyen tip 2 diyabetikler
- Retinopati, nöropati, diyabetik ayak (ayaklarda yara) gibi komplikasyonlar varsa
- Karaciğer, böbrek hastalığı veya yetmezliği varsa
- Enfeksiyon varsa
- Ameliyat olunacaksa
- Gebelik sırasında
- Kortizon ilacı kullanımı sırasında
- Kilo kaybı olan şeker hastalarında
- İdrarda keton çıkan hastalarda
- Pankreas bezi ameliyatla çıkarılanlarda
Yukarıda
açıklandığı üzere insülin tip 1 diyabetlilerde mutlaka kullanılması
gerekir. Tip 2 diyabetlilerde ise Hap şeklindeki ilaçlara cevap
alınamadığı durumda yani şeker haplarını maksimum dozda kullanıldığınız
halde şekeriniz düşmüyorsa insüline geçmek gerekir.
İlaçlar Yetersiz Olunca İnsüline Nasıl Başlanır?
Burada iki metot uygulanır:
1. İlaçları
kesmeden ilave insülin yapmak.: Kullandığınız hap şeklindeki ilaçlara
ilaveten gece NPH insülin veya uzun etkili bir insülin (glargin,
levemir gibi) insülin yapılır.
2-İlaçları
tamamen kesip insüline geçmek: İlaçlar tamamen kesilip sadece insülin
yapılır. Ancak şişman hastalarda insülin direnci yüksek olduğundan
insülinle beraber metformin veya roziglitazon vermek daha iyi kontrol
sağlar. Bu durumda insülin dozunda azaltma yapmak gerekebilir.
İnisülin İlacının Tipleri:
Eskiden tedavide
kullanılan domuz veya sığır insülinleri artık kullanılmamaktadır. Halen
kullanılan insülinler genetik olarak elde edilen insan insülinleridir.
İnsan insülinleri laboratuar ortamında moleküler genetik metotlarla elde edilir ve insan insülinin kimyasal yapısının aynısıdır.
İnsülin anologları
ise insan insülini yapısındaki insülinin yapısındaki bazı
aminoasitlerin değiştirilmesi ile oluşturulur ve daha çabuk emilir ve
etki eder. Tip 2 diyabette insülin direnci olduğundan bazen yüksek
dozlar kullanmak gerekebilir.
Şişe üzerinde R
harfi varsa bu regüler insülin yani kısa etkili insülin demektir ve
sıvı berraktır. Şişe üzerinde N harfi varsa bu insülin
NPH insülindir yani orta etkili insülindir ve sıvı bulanıktır.
a) Kısa Etkili İnsülinler:
Molekül yapısı genetik olarak değiştirilmiş ve bu nedenle insülin anologu denen yeni tip insülinler
lispro ve
aspart insülindir.
Bunlar enjekte edildikten sonra 5-15 dakikada etki eder ve 30-60 dakika
içinde maksimum noktaya ulaşırlar. Bu nedenle yemek öncesi değil yemeğe
başlarken yapılır.
Diğer kısa etkili regüler insülinlerde ise etki 30 dakikada başlar 5-8 saat etki eder. Bunlar yemekten 30 dakika önce yapılır.
b) Orta Etkililer:
NPH insülinin etkisi 1-2 saatte başlar ve 12-16 saat etkili olur
c) Uzun etkili insülinler:
Glargin insülin:
24 saat süreyle etkili bir insülindir. İlaçlarla birlikte
kullanılabilir. Gece uygulaması ile daha iyi sonuç alınabilir. Diğer
insülinlerle karıştırılamaz.
İnsülin Detemir: Daha hızlı emilir. Hızlı etkili insülinlerle karıştırılabilir.
d) Karışım İnsülinler:
İnsülinler %70 NPH, %20 kristalize halinde karıştırılıp kullanılabilir.
70/30, 80/20, 75/25 şeklinde karışım insülinler de vardır.
80/20= %80 oranında orta etkili insülin
%20 oranında kısa etkili insülinin
önceden karıştırılmış şeklidir. Bulanık görünümlüdür
70/30= %70 oranında orta etkili insülin,
%30 oranında kısa etkili insülinin karışımıdır, bulanık görünümlüdür
75/25= %75 oranında orta etkili insülin,
%25 oranında kısa etkili insülinin karışımından oluşur, bulanık görünümlüdür
İnsülinin Etki Göstermesini Değiştirebilen Faktörler:
İnsülinin etkisinin başlaması,
maksimum etkinliği ve etkisinin kaybolma süresi kişiden kişiye
değişiklikler gösterir ve bu durum yapılan doz, insülinin türü ve
enjeksiyon yeri gibi birçok faktörden etkilenir.
İnsülin Dozu Nasıl Ayarlanır?
Her şeker hastasının insülin ihtiyacı farklıdır. Dozu kendiniz değil, doktorunuz ayarlayacaktır.
İnsülin Piyasada Hangi Şekillerde Satılır?
Eczanelerde insülin ya flokan halinde
(enjektörle yapmak için) ya da insülin kaleminde kullanmak için kartuş
halinde bulunur. Her ikisinin 1ml’sinde 100 ünite insülin vardır. Kısa
etkili insülinler çabuk bozulduğundan buzdolabında saklanmalıdır. Çok
sıcak olmayan havalarda insülini yanınızda taşıyabilirsiniz, ancak
akşam eve gelince mutlaka buzdolabına koyunuz.
Hangi insülin kullanılmalı?
İnsülin tipini sizi takip eden
endokrinoloji veya iç hastalıkları uzmanı karar verecektir. Kan
şekerine göre günde bir veya iki defa insülin yapmak gerekeceği gibi
bazen günde 4 defa insülin yapmak da gerekebilir. Karışım insülin de
kullanılabilir.
İnsülin Tedavisinin Etkili olup olmadığı Nasıl Anlaşılır?
İnsülin etki ediyorsa kan şekeriniz
düşmeye başlar. Eğer kan şekerinde düşme olmuyorsa ya doz azdır yada
enjeksiyonda problem vardır. Her iki durumda da doktorunuza başvurunuz.
İnsülinin Bozuk Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?
Bozuk insülini anlamak her zaman
kolay olmayabilir. Görüntüsü bazen normal olduğu halde insülin bozuk
olabilir. İnsülinin bozuk olduğu şu durumlarda düşünülmelidir:
Yeni bir insülin kartuşu veya şisesine başladığınızda kan şekeri giderek yükseliyorsa
İnsülin şisesinin içinde tanecikler ve tortular varsa R denilen kristalize insülin şişesi içindeki sıvı insülin berraktır, eğer bulanık ise bozulmuştur.
Açılmış bir flakon 30-40 günde bitmemiş ise bozulabilir.
Donmuş insülinleri kullanmayınız
İnsülin şişesinin üzerindeki son kullanma tarihini kontrol ediniz. Süresi geçmiş ise kullanmayınız.
İnsülin Nasıl Saklanmalı?
İnsülini mümkünse
buzdolabında +4C de saklayınız. Buzluğa koymayınız. ve dondurmayınız.
İnsülin kalemi içindeki insülinler oda sıcaklığında bir ay,
buzdolabında 3 ay saklanabilir. İnsülin 25 derecenin üzerindeki
sıcaklıklarda uzun süre kalırsa bozulabilir. Yazın park halindeki
arabaların sıcaklığı 50-60 dereceye kadar yükselebilir ve bu sıcaklık
insülinin bozulmasına sebep olur. İnsülini otomobil içinde unutmayınız.
Çok sıcak havalarda insülinlerinizi bir termos içinde veya buz kalıbı
ile soğutulan çantalar içinde saklamak gerekir. Soğuk havalarda
özellikle sıfır derecenin altında insülin bozulabileceğinden insülini
elbise içinde saklayınız.
İnsülin Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar?
a) İnsülin kalemi Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar:
- İğne ucunu bir defadan fazla kullanmayın
- Her yapılış sonrası iğneyi çıkarın
- Yapmadan
önce insülin dozunu gösteren rakama dikkat ediniz. Rakamları
göremiyorsanız başka birinin size yardım etmesini sağlayınız.
- İnsülin yaptıktan sonra yapılan yerde kanama veya insülinin ciltten dışarı çıkıp çıkmadığını kontrol ediniz.
- İğne yapılan yerde morarma veya şişlik oluyorsa doktorunuza danışınız
- İğne yapılan yerde şişlik olmuş ise bu şişliğe iğne yapmayınız.
- İnsülin yaptıktan sonra enjeksiyon yerini ovmayınız
- İnsülin kaleminize uygun insülin kartuşu alınmalıdır
- İnsülin kalemi içindeki insülin oda ısısında 3 hafta, buzdolabında 3 ay saklanabilir
b) Flakon Tipi İnsülin İle Enjeksiyon:
1) Ellerinizi sabunlu su ile iyi yıkayınız
2) İnsülin şişesini birkaç kez
alt-üst yaparak iyice karıştırınız, insülin şişesi buz tutmuş ise
kullanmayın ve o şişeyi atınız.
3) Lastik tıpanın üzerindeki koruyucu kapağı açın, ancak lastik tıpayı çıkarmayın
4) Lastik tıpayı alkollü pamuk ile silin
5) Enjektörün üzerindeki iğnenin kapağını çıkarın. Piston yardımı ile çekeceğiniz doz kadar havayı enjektöre çekin.
6) Enjektörün iğnesini insülin
şişesinin lastik tıpasına batırarak pistonu itin ve enjektörün içindeki
havayı şişenin içine boşaltın.
7) Şişeyi, iğnenin ucunu insülin
şişesinin içerisinde tutarak bir elinizin içinde ters çevirin. Diğer
elinizle uygulayacağınız doz kadar insülini enjektöre çekin.
8) Enjektörünüzdeki hava
kabarcıklarını kontrol edin. Eğer varsa enjektöre hafifçe vurarak ya da
insülini tekrar şişeye geri basarak kaybolmasını sağlayın. Sonra şişeye
geri verdiğiniz insülini tekrar çekin. Bu işlemi enjektörde büyük hava
kabarcığı kalmayıncaya kadar tekrarlayın.
9) İğneyi şişeden çıkarın ve eğer hemen kullanmayacaksınız iğnenin ucuna muhafazasını takın.
Enjeksiyon Bölgeleri:
Enjeksiyon bölgelerinizi sürekli
değiştirmeniz gerekir. Eğer hep aynı yere enjeksiyon yaparsanız o
bölgede şişlik, sertlik, morarma gibi değişiklikler yapar. Aynı
enjeksiyon bölgesine geldiğinizde en az 2 hafta geçmiş olmasına dikkat
ediniz. Kol, karın ve baldır bölgelerine enjeksiyon yapmanız
gerekmektedir.
Vücudumuzda insülin enjeksiyonu yapılacak bölgeler şunlardır:
Kolun üst kısmının dış yan tarafları
Göbek ve kalça çevresi
Bacağın üst kısmının dış yan tarafları
İnsülin en iyi emildiği yer karın
bölgesidir. Bunu kol, bacak ve kalça bölgesi takip eder. Enjeksiyon
yapılan yerdeki masaj, ısı artması ve egzersiz emilimi artırır.
İnsülin Enjeksiyonunun Yapılması:
1. Enjeksiyon yerini alkollü pamuk ile silin ve alkolün uçmasını bekleyip sonra enjeksiyon yapınız
2. Geniş bir deri bölgesini iki
parmağınız ile kıstırarak kaldırın ve iğneyi dik olarak (90 derecelik
açı ile) batırın. İğnenin tam olarak cilde girmesine dikkat edin.
3. Pistonu sonuna kadar aşağı doğru itin ve enjektördeki tüm insülini enjekte edin.
4. İğneyi cildinizden dümdüz çekerek çıkartın ve kuru pamuğunuzla enjektör yerine bastırın. Ovuşturmayın.
5. Enjektörünüzü atın.
Enjeksiyon Sonrası Ciltten İnsülin Geri Gelirse Ne Yapmalı?
Bazen insülin enjeksiyonu sonrası
ciltten iğneyi çektikten sonra bir damla insülinin geri geldiği
olabilir. Bu insülin kaybını önlemek için şu önlemler alınabilir:
İnsülin iğnesini insülinin hepsi verilmeden çekmeyin
Enjekte etmeden önce tutulan cilt kısmını bırakmak faydalı olabilir.
İnsülini yavaş enjekte etmek bu geri kaçmayı önler
Enjeksiyonu yaptıktan sonra 5 saniye bekleyip iğneyi ondan sonra çekin
İnsülin Yaparken Ağrı Olur mu?
Yeni geliştiren
çok ince insülin iğneleri ile ağrı olmamaktadır. Ancak insülin
yaptığınız yeri değiştirmez ve hep aynı yere yaparsanız orada şişlik
olur ve daha sonra yaptığınız insülin enjeksiyonları ağrı yapmaya
başlar. Bu durumdan korunmak için haftada bir enjeksiyon bölgesini
değiştiriniz
Buzdolabından
insülini çıkarır çıkarmaz yapmayınız. Buzdolabından çıkardığınız
insülinin bir süre oda ısısında ısınması gerekir. Soğuk insülin ağrı
yapar.
Enjektörde hava varsa o da ağrı yapabilir. Enjektörde hava olmamasına dikkat ediniz.
İnsülin yapmadan
önce yapacağınız yeri alkollü pamuk ile silmek gerekir. Aksi takdirde
enfeksiyon kapma riski artar. Alkol sürdükten sonra uçmasını
bekleyiniz. Alkol uçmadan enjeksiyon yapılırsa ağrı oluşur.
Acıyacak diye enjeksiyon bölgesini kasarsanız orada yine ağrı olabilir.
Aynı enjektörü birden fazla kullanmayınız. İğneyi batırdıktan sonra yönünü değiştirmeyiniz.
İnsülin Nerede Saklanmalıdır?
İnsülin
buzdolabının yumurtaların konduğu bölümde +4C de saklanmalıdır.
Buzdolabının buzluk kısmına konmamalıdır. İnsülin buzdolabından
çıkarıldıktan sonra oda ısısında ısınması içinde biraz beklenmelidir.
İnsülin Dozunun Gün İçine Dağılımı Nasıl Yapılır?
Toplam günlük insülin dozunun
yaklaşık %40-50’si bazal (temel) insülin ihtiyacını sağlar Geri kalanı
öğünlere ampirik (rastgele) olarak dağıtılır veya yemeklerin
karbonhidrat içeriğine göre ayrılır. Yenen karbonhidratların her 10
gramına 0.8 - 1.2 ünite insülin verilerek de dağılım yapılabilir.
İnsülin dağılımı alternatif olarak şu
şekilde de yapılabilir. Günlük dozun %40-50’si bazal insülin, %15-25’i
kahvaltı öncesi, %15’i öğle yemeği öncesi, %15-20’si akşam yemeği
öncesi verilir. Bazı hastalara yatmadan önce %0-10 oranında hızlı
etkili insülin verilebilir. Bu insülin dağılımı teorik olup her hasta
için düzenleme yapılması gerekir.
Günlük İnsülin dozu nasıl belirlenir?
Günlük dozun belirlenmesinde bazı
kaba kriterler söylenebilir. Unutulmaması gereken her hastaya özgü
günlük doz belirlenmesinin yapılması gerektiğidir. Günlük doz
belirlenecek hastalar karşımıza değişik şekillerde gelebilir. Bu
durumlara göre şu önerilerde bulunulabilir:
a)Önceden insülin kullanan ancak hiperglisemisi (kan şekeri yükselmiş) olan hasta:
Günlük glukoz profili çıkarılarak yetersiz öğünler için insülin ilavesi yaparak uygun günlük insülin dozu bulunur.
b)Diyabetes komasından çıkmış bir hasta:
Koma tedavisinde kullanılan insulin dozu günde 3-4 kez yapılarak uygun kan glukozuna ulaşılır
c) Haplarla kan şekeri düşmeyen bir hasta :
Bu tür hastalarda günlük insülin dozu birkaç yöntemle belirlenir:
1) Her yemekten önce 6-8 ünite kısa
etkili insülin yapılır ve gece yatmadan önce NPH insülin yapılarak
öğünlerdeki glisemi düzeyine göre insulin dozu ayarlanır ve günlük doz
bulunur. Daha sonra bu dozun 2/3 ü NPH insulin dozu olarak
kullanılabilir.
2) Direkt olarak 24-28 ünite orta etkili insüline geçilir ve öğünlere göre daha sonra doz ayarlanır
3) Başlangıç dozu olarak 0.2-0.5
Unite/Kg orta etkili insuline başlanır. Daha sonra hedeflenen glukoz
değerinden fazla glisemi için her 20 mg/dl glukoz için 1 Ü insülin
ilave edilir.
4) Çocuk yaşta bir hasta için ağırlığın Kg başına 1 ünite insülin verilerek günlük doz bulunmaya çalışılır.
5) Yaş gruplarına göre insülin dozu
uygulanabilir: 0-5 yaş arası:10 ünite, 5-10 yaş arası:20 ünite ve 10-15
yaş arası:30 ünite gibi.
Kan şekeri
durumuna göre insülin dozu artırılır veya azaltılır. Bazı hastalarda
günde tek defa insülin yapmak yeterli olabilir. Çoğu hastada ise günde
iki kez insülin yapılır ve bu sabah kahvaltı öncesi ve akşam yemeği
öncesi yapılır. Çoğu hastada günlük insülin ihtiyacının 2/3’ü sabah,
1/3’ü akşam yemeği öncesi yapılır. Şişman olmayan hastalarda 40
üniteden az dozlarla kan şekeri kontrol edilirken, şişmanlarda daha
yüksek dozlara ihtiyaç vardır. Bazı hastalarda kan şekeri iyi kontrol
edilemediğinden günde 4 kez insülin yapılması gerekir.
Hangi Tip İnsülin Seçilmelidir?
Gebelerde, çocuklarda ve antikor
sorunu olanlarda ileri derecede saf insan insülinleri kullanılmalıdır.
Koma ve acil tedavi gereken durumlarda, operasyonlarda ve devamlı
insulin infuzyonunda kısa etkili insulin kullanılır.
Yaşlı bir diyabetikte ya da
nefropatili bir hastada çok titiz kan glukoz ayarı gerekmez. Bu tip
hastalarda orta etkili insülinler yeterli olur. Düzensiz yaşayan,
iletişimi bozuk kişilerde de sıkı glisemi kontrolü yapılamaz. Endojen
insülin salınımı düşük hastalarda oral antidiyabetiğe devam etmenin bir
faydası yoktur, Bu hastalarda insülin tedavisine hemen geçmelidir.
Endojen insulin salınımı C-peptid düzeyleri ölçülerek veya OGTT
sırasında insülin ve C-peptid düzeyleri ölçülerek saptanabilir.
Prof Dr Metin Özata
Endokrinoloji, Diyabet ve Tiroid Uzmanı