|
BUYUME HORMONU
BOY VE BUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Boyu etkileyen birçok faktör vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
1. Anne ve babanın boyu:
Genetik etkenler büyüme ve gelişme potansiyelinin
önemli belirleyicileridir. Bu nedenle anne ve babanın boyu çocuğun
boyunu etkiler.
2.Sosyal ve Ekonomik Faktörler:
Kısa boylu olmanın en önemli nedeni yetersiz
beslenme, iyi sağlık koşullarında olmamadır. Aynı ırktan olup aynı
bölgede yaşayanlardaki boy farklılığı beslenmeden çok etkilenir.
3.Beslenme:
Beslenme yetersizliği boy kısalığının en önemli etkenidir.
4.Psikolojik Faktörler:
Psikolojik stres ve psikiyatrik hastalıklar boyun kısa olmasına neden olabilir.
5. Kronik Hastalıklar: boyun kısa olmasına neden olur.
HORMON HASTALIKLARI BOY KISALIĞI YAPAR MI?
Boy kısalığı yapan hormon bozukları şunlardır:
Tiroid Hormon Azlığı:
Doğuştan olan tiroid yetmezliği yaklaşık 4000 canlı
doğumda 1 görülen bir bozukluktur. Zamanında fark edilip tedavi
edilmeyen olgularda büyüme ve gelişme ciddi ölçüde geri kalır.
Paratiroid Hormon Bozukluğu (Psödohipoparatiroidizm)
Bu hastalıkta büyüme geriliği, el parmaklarda
küçüklük, yuvarlak bir yüz, kalsiyum düşüklüğü, fosfat artışı vardır.
Çocuklarda boy kısalığı, obezite, kısa el kemikleri, derialtı
kireçlenme, yuvarlak yüz ve zeka geriliği vardır.
D Vitamini Eksikliği- Raşitizm
Geçmişte D vitamini eksikliği boy kısalığının başta
gelen nedeniydi ve sıklıkla beslenme bozukluğu, bağırsak emilim
bozukluğu, karaciğer hastalığı veya kronik böbrek yetmezliği ile
birlikte bulunurdu. Güneş ışığından yeterince yararlanmayan ve
besinlerine D vitamini ilavesi yapılmayan çocuklarda D vitamini
eksikliği görülür. Bu tür raşitik olgularda alın kısmında sişkinlik ve
bacaklarda eğrilme vardır.
Büyüme Hormonu Eksikliği
Hipofiz yetmezliği nedeniyle veya sadece büyüme hormonunda eksiklik nedeniyle oluşur.
Beslenme Bozukluğu
Yetersiz beslenme, yetersiz enerji alımı veya protein alımı büyüme geriliğine yol açar.
Hem ani hem de devamlı beslenme bozukluğu büyüme
hormonu ve IGF-1 hormonunun etkisini azaltır. Aslında büyüme hormonu bu
durumlarda kanda yüksek olsa da etkin değildir.
Büyüme geriliğinin eşlik ettiği birçok hastalıkta
protein-kalori alımı bozukluğu vardır. Böbrek yetmezliği, barsak
hastalığı, kalp hastalıkları, kalp yetmezliğinde, sinir ve beyin
hastalıklarında ve diğer bazı hastalıklarda iştah kaybı vardır. Bu
hastalıkların bazılarında diyette çinko, demir ve vitaminler gibi,
normal büyüme ve gelişme için temel olan maddeler de eksiktir. Yetersiz
beslenme, diyet uygulaması veya bazı gıdalara orantısız bir şekilde
düşkünlük sonucu da olabilir.
Ergenlik döneminde özellikle kız çocukları kilo
almamak amacıyla gereksiz bir kalori kısıtlamasına gidebilirler.
Anoreksia nervoza ve bulimia gibi hastalıklar istemli kilo kaybının en
kötü sonuçlarıdır ve sonuçta büyüme ve gelişme geriliğine neden
olabilir. Bu dönemde beslenme bozukluğu ergenlik veya adet başlamasının
gecikmesine neden olabilir.
Büyüme Hormonu (GH) eksikliğinin tanısı için büyüme
hormonu ve IGF-1 düzeyleri ölçülür. Ancak sadece ölçüm yetmez. Bu
kişilerde açlık, uyku, egzersiz sonrası büyüme hormonu ölçülebildiği
gibi levodopa, klonidin, glukagon, propranolol, arginin ve insülinle
yapılan uyarı testleri kullanılır. Bir çocukta GH yetersizliği teşhisi
konulması için en az 2 testte anormallik olmalıdır.
Boy kısalığı olan bir kişide yukarıda belirtilen kan
hastalıkları, karaciğer, böbrek ve kalp hastalığı olup olmadığını
anlayacak tetkikler yapılmalıdır. Bu arada kanda kalsiyum, mağnezyum,
parathormon, tiroid hormonları da mıutlaka ölçülmelidir.
Boy kısalığı olan kişilerde kemik yaşı tayini için
el-bilek filmi çekilir. Kemik yaşı 20 ve üzeri ise kemiklerin uzamasını
sağlayan epifizler kapandığı için o kişi artık uzamaz.
BÜYÜME HORMONU (GROWTH HORMON) NEDİR?
BÜYÜME HORMONU
Büyüme hormonu beyinde bulunan hipofiz bezinden
salgılanır. Tıp dilinde büyüme hormonuna growth hormon adı verilir.
Büyüme hormonunun salgılanması hipotalamustan salgılanan GHRH isimli
hormonun sayesinde artarken hipotalamustan salgılanan somatostatin
isimli hormonun salgılanmasıyla azalır. Ayrıca beslenme, seks
hormonları ve bazı büyüme faktörleri de büyüme hormonunun
salgılanmasını etkiler. Mideden salgılanan ve iştah üzerine etkili olan
Ghrelin isimli hormon da büyüme hormonunu artırır. Bu hormon GHRH’un
bağlandığı reseptörlere bağlanır.
Büyüme hormonu salgısı gece artar, gündüz azalır.
Uyku, stres, kan şekeri düşüklüğü, açlık, kanda üre yüksekliği ve siroz
durumunda büyüme hormonu kanda artar. Uykunun başlangıcında büyüme
hormonu salgısı maksimum düzeye çıkar.
Yaşın ilerlemesiyle büyüme hormonu salgısı azalır.
Kan şekerinin yükselmesi, şişmanlık, tiroid hormon azalması, kanda kortizol artması ise büyüme hormonu salgılanmasını azaltır.
Büyüme hormonu kana karışarak karaciğere gelir ve
oradan IGF-1 isimli hormonu salgılatır. IGF-1 hormonu fazla
salgılanırsa büyüme hormonu salgısını önler. IGF-1 karaciğerden başka
böbrek, bağırsaklar ve kıkırdak dokusunda da yapılır. IGF-1 hormonu
sayesinde kas, kıkırdak ve kemik büyümesi sağlanır. Bu sayede boy uzar.
Büyüme hormonu diğer hormonlar gibi yaş ilerledikçe
azalır. Büyüme hormonunun yaşla birlikte azalmasının kasların gücünde
azalmaya, yağ miktarında azalmaya neden olabilise de yaşlılıkta büyüme
hormonu fazlalığının zaralı olduğu da bilinmektedir. Fare
çalışmalarında groth hormon reseptörü yok edildiğinde farelerin daha
uzun yaşadığı saptanmıştır. Bu nedenle groth hormonun anti-aging ajanı
olması şüphelidir.
Büyüme hormonu yada tıp dilindeki adıyla growth
hormon yurtdışında anti-aging tedavi olarak çok az ve az sayıda yapılan
çalışmada uygulanmış ve faydasız olduğu saptanmıştır. Büyüme hormonunun
bu amaçla kullanılmasına FDA izin vermemiştir. Bu konuda yapılan 31
çalışmada büyüme hormonunun sağlıklı yaşlılarda faydalı olmadığı
saptanmıştır.
Yaşlılarda yapılan çalışmalarda büyüme hormonunun
vücutta sıvı birikimi yaptığı, şeker hastalığı çıkışını hızlandırdığı,
tansiyon ve kalp hastalığı riskini artırdığı saptanmıştır. Ayrıca
eklemlerde ağrı ve karpal tünel sendromu gelişmiştir. Ayrıca büyüme
hormonunun kanser tetikleme özelliği de olabilir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle büyüme hormonunun
anti-aging olarak kullanılması şu andaki bilimsel bilgilerle uygun
değildir. Büyüme hormonu ancak büyüme hormon yetersizliği saptanan
kişilere endokrinoloji uzamanı gerek görülürse yapılan bir tedavidir.
Büyüme hormonu yerine büyüme hormonu salgısını
artırıcı besin destekleri alınabilir. Arginin, lizin, ornitin ve
triptofan gibi aminoasitler büyüme hormon salgısını artırırlar. Arginin
piroglutamat (APG) ve lizin kombinasyonu büyüme hormonu salgısını
artırabilir. Ancak bunların ne kadar bir atış yaptıkları da bilimsel
çalışmalarla henüz saptanmamıştır.
Büyüme hormonu az salgılanması durumunda Boy kısalığı olur. Fazla büyüme hormonu salgılanması ise Akromegali hastalığı yapar.
Boy Kısalığında Yapılacak Tetkikler:
Büyüme Hormonu (GH) eksikliğinin tanısı için büyüme
hormonu ve IGF-1 düzeyleri ölçülür. Ancak sadece ölçüm yetmez. Bu
kişilerde açlık, uyku, egzersiz sonrası büyüme hormonu ölçülebildiği
gibi levodopa, klonidin, glukagon, propranolol, arginin ve insülinle
yapılan uyarı testleri kullanılır. Bir çocukta GH yetersizliği teşhisi
konulması için en az 2 testte anormallik olmalıdır.
Boy kısalığı olan bir kişide yukarıda belirtilen kan
hastalıkları, karaciğer, böbrek ve kalp hastalığı olup olmadığını
anlayacak tetkikler yapılmalıdır. Bu arada kanda kalsiyum, mağnezyum,
parathormon, tiroid hormonları da mıutlaka ölçülmelidir.
Boy kısalığı olan kişilerde kemik yaşı tayini için
el-bilek filmi çekilir. Kemik yaşı 20 ve üzeri ise kemiklerin uzamasını
sağlayan epifizler kapandığı için o kişi artık uzamaz.
|